Ülkemizdeki internetin yükleme hızı neden düşük?

İnsanlar interneti sadece veriyi indirmek için kullanmazlar. Yani internet tek yönlü bir iletişim yöntemi değildir. Karşı tarafa veri göndermekte isterler. Bir radyo veya TV yayınında cihazınız sadece karşı taraftan sinyali alır ve siz karşıya veri veya istek gönderemezsiniz. İnternetin getirdiği yenilik karşılıklı veri iletişimine açık olmasıdır.

İnsanlar tam ve sağlıklı veri alıp gönderebilmesi için hızın indirme (download) ve yükleme (upload) hızları arasında bir uyum yani bir oranın gözetilmesi gerekiyor. İnternet hız teknolojileri geliştirilirken üreticiler bu durumu göz önünde bulunduruyorlar.

Yaklaşık olarak örnekleyecek olursak 1 Mbit hızda 360p video, 4 Mbit hızda 480p video ve 8 Mbit hızda HD(720p) video izleyebiliyoruz. İndirme hızı arttıkça daha yüksek kaliteli video ve içeriklere çok daha kolay ulaşıyoruz. Fakat yüksek kalite video izlemek yeterli olmayacaktır onu başkalarıyla paylaşmak isteriz. Birileri paylaşmazsa zaten bizimde izleyecek içerik bulmamız imkânsız hale gelir. Bu yüzden indirme hızları artarken aynı oranda yükleme hızları da artmalıdır. Yükleme hızları sabit kalsaydı internete yüksek kalite içerik eklemek imkânsız hale gelirdi. Yüksek kalite içerik internete yüklenilmezse indirme hızlarının arttırılmasının da bir mantığı olamaz.

Dünyada internet teknolojisi ilerledikçe indirme ve yükleme arasındaki hızın oranına diğer ülkelerdeki internet sağlayıcı kurumlar dikkat ediyorlar.

Ülkemizde Türk Telekom firmasının özelleştirilmesinden 1-2 yıl sonrasına kadar bu oran dünya ile paralel şekilde ilerlemekteydi. Özelleştirmenin ilk birkaç yılında 1 Mbit indirme hızında yükleme 256 Kbps (0.25 Mbit) , 2 Mbit hızda 512 Kbps (0.5 Mbit) ve 4 Mbit hızda 1 Mbit yükleme hızları sunulmaktaydı. Yaklaşık olarak yükleme hızı indirme hızının %20-25 arasındaydı. Dünyadaki oranlara benzer oranlardı.

Daha sonraki yıllarda 8Mbit ve üstü hızlar hayatımıza girdi. Fakat yükleme hızındaki artış çok sınırlı kaldı. Günümüze kadar oran sürekli aşağıya inerek devam ediyor.

Şu an için 20 Mbit hıza kadar oran bir nebze iyi sayılabilecek konumda. 1-5 Mbit arasında yükleme hızlarını bulabiliyorsunuz. Fakat 20 Mbit üstünde hız 40 Mbit, 50 Mbit veya 100 Mbit bile olsa uygulanan yükleme hızı 5 Mbit seviyesinde kalıyor üstüne çıkamıyorsunuz. Bu da %5 oranına denk geliyor. Bazı paketlerde 5 Mbit üstünde yükleme hızı görebiliyorsunuz fakat onlarda da aylık ücret çok yüksek rakamlara çıkıyor. Bu kadar yüksek ücrete rağmen yükleme hızındaki artış çok sınırlı kalıyor.

Dünyadaki gelişmeleri şöyle sıralayabiliriz. 1999 yılında ADSL kullanımı başladı ve 2007 yılına kadar kullanım sürdürüldü. Bu süre içerisinde teknoloji sürekli geliştirildi. ADSL2 ardından ADSL2+ kullanıldı. 2007 yılına gelindiğinde hız 8-10 Mbit indirme ve 1 Mbit yükleme hızlarına ulaşıldı. 2008 yılında ADSL2+M teknolojisi kullanıldı. Bu teknoloji ile 25 Mbit indirme 3.5 Mbit yükleme hızına ulaşıldı.

2008 yılından sonra ise VDSL ile 55 Mbit indirme 3 Mbit yükleme hızları görüldü.
Daha sonrasında VDSL2 (ITU G.993.2) ile 100 Mbit indirme ve 100 Mbit yükleme hızları görüldü. VDSL2 üstündeki geliştirmelerle 300 Mbit indirme ve 100 Mbit yükleme hızları görüldü.

ADSL teknolojisi ile 2007 yılına gelindiğinde bakır kablo ile veri iletiminin sonuna gelindiği görüldü. 2007 yılından itibaren santral ve sokak başlarındaki kutulara kadar fiber optik kablo alt yapısı döşenmeye başladı. VDSL teknolojisi kısa mesafelerde etkili olduğundan ve santralden uzaklaşıldıkça hız düştüğünden sokak başları ya da ana noktalardaki kutularında fiber alt yapıya geçilmesini gerektiriyordu.

Ülkenin Telekom alt yapısının önce omurgası ve sonrasında mahalle veya sokak başlarındaki kutular ile santraller arasındaki alt yapının fiber optik yapıya geçirilmesi ile dünyada 2016 yılına gelene kadar indirme yükleme arasındaki oran kabul edilebilir sınırlar içinde kalmıştır.

Küçük bir araştırma sonucunda çoğu gelişmiş ülkede ortalama 50 Mbit indirme 20 Mbit yükleme hızları olan paketlere rastladım. Daha yüksek hızlarda yükleme hızı dengeli bir şekilde yükseliyor. Hatta Youtuber vb içerik üreticileri ve internete veri yükleme ihtiyacı yüksek olan kişilere özel iş tipi paketlere de rastladım. Normalde yükleme hızı indirme hızının altında olur. İş tipi paketlerde 40 Mbit indirme 60 Mbit yükleme hızı olan paketlere de rastladım.

Dünyadaki son durum ise 2016 yılından itibaren kullanılması kabul edilen standart G.fast (ITU-T G.9700 ve G.9701) ile 1 Gbit hıza geçiliyor. Dünya Mbit devrini kapatıyor Gbit devrine geçiyor. Bu hızlarda yüzlerce Mbit yükleme hızları sunulması bekleniyor. Bu hızlarda bu ülkelerin internete veri yükleme işinde sorun yaşamayacağı kesin gibi bir hale geliyor.

Ülkemizde ise Türk Telekom devlete aitken 2003 yılında ADSL kullanıma sunulmuştu. 2005 yılına kadar ise hemen hemen ülkenin her noktasında ADSL hizmeti verilebilmekteydi. Devlette iken tüm altyapı ADSL teknolojisine neredeyse geçmiş hale geldi. Dünyadaki hızlara göre ülkemizin durumu yakın sayılabilecek hızlar mevcuttu. ADSL çıkışından 3-4 sene sonra devlet yatırımı gerçekleştirmişti. Devletimizin bazı konularda bir huyu vardır. Geç yapar ama temiz yapar.

Özelleştirme iyidir. Özel sermaye daha iyi hizmet üretir rekabeti getirir ilerleme daha hızlı olur yatırım çok artar denilerek 2005 yılında Türk Telekom özelleştirildi.

Şu anda bizim kullandığımız çoğu internet paketin asıl hızı veya diğer paketlerin AKK sonrası düştüğü hız dünyanın 2007 yılına kadar kullandığı ADSL teknolojisiyle ile nerdeyse aynı gibi duruyor.

AKK ise bu geri kalmışlığı perdeleme etkisi gösteriyor. Faturanıza baktığınızda tarifede 8 Mbit, 16 Mbit ya da 100 Mbit yazıyor. Bu hızlar kâğıt üstünde alt yapımızın durumunu iyi gibi gösteriyor. Fakat 25 GB AKK olan bir hat için kotanın 1-2 günde bittiği evler var ve hızınız 3 Mbit oluyor. AKK sonrası düşen hızla ülkenin alt yapısının gerçek gücüyle karşılaşıyoruz. Ülkemizdeki internet paketleri için birkaç günlük yüksek hız hediyeli 3 Mbit internet paketi satılıyor diyebiliriz.

Dünyadaki gelişim ile bizdeki gelişimi karşılaştırırsak 2008 yılından itibaren diğer ülkeler karşısında gerilemeye başladığımız görülüyor. O tarihten beri sürekli indirme yükleme oranı dengesi bozuluyor. Kâğıt üstünde VDSL ve VDSL2 gibi teknolojiler gelmiş olsa da ki bir kutu arızalandığında dünyadan 1999 yılı teknolojisine sahip kutu bulamayacaklarına göre mecburen yeni teknoloji gelmiştir. Fakat bu teknolojilerin kullanılabilmesi için santrallerin artı ana noktalar, mahalle ve sokaklardaki kutular ile santralin bağlantısı dâhil tüm alt yapının fiber optik teknolojisinde olması gerekiyor. Yoksa santralden uzaklaşılan her metrede hız düşüyor. 2008 sonrası dünyaya göre hızlarda gerilemenin görülmesi bize hala bakır alt yapıda kaldığımızı gösteriyor.

Ülkemiz alt yapısı için durumu özetlersek özel sektörün yapacağı söylenen büyük yatırım yapılmamış sadece arızalandıkça veya gerektikçe değiştirilmiş ana omurga ya da santrallerde belli noktalarda yenileme yapılmış gibi duruyor. Tam bir alt yapı yatırımı yapılmamış diyebiliriz.

Eğer yatırım tam yapılmış olsaydı bugün dünyada 40-50 Mbit yükleme hızları görülürken ki daha yüksek hızlarda mevcut bizde en yüksek hız 5 Mbit seviyesinde kalıyor o da AKK sonrası 1 Mbit seviyesine iniyor. Bu hızlar bakır kablo teknolojisindeki en yüksek hızlar bile değil. Bakır kablo teknolojisi olan ADSL standardında takılı kaldığımızı görebiliyoruz.

AKK ise bu yatırım zayıflığını kâğıt üstünde bize göstermiyor. Faturada ve satışta 50 Mbit hız yazdığından bu hız OECD, Birleşmiş Milletler gibi çeşitli uluslar arası kuruluşlara bildiriliyor ya da bu kurumlar bu rakamları temel alarak hesaplamalar yapıyor. Böylece ülkenin ortalama internet hızları bu bildirimlere göre belirleniyor.

Dünya sanayi 4.0 devrimini konuşuyor. Bu devrim altındaki nesnelerin internetini hayata geçirmek için 2007 yılından beri çalıştıkları fiber optik alt yapıya geçme işini tamamlamak üzereler. İnternet hızları indirme yükleme oranları koruyarak en iyi interneti oluşturmaya çalışıyorlar. Dünya Mbit devrinden Gbit devrine geçmek üzere.

Bizde ise durum 10 yıl ve üstü sürecek alt yapı yenileme çalışmasına başlamadık diyebiliriz. Maalesef şu an için görünen nesnelerin interneti devrimini kaçırdık gibi duruyor. Ya firmaların tek başına veya devlet ortaklığıyla ciddi yatırım hamlesine geçmesi lazım ya da devletin tek başına büyük bir alt yapı yatırım hamlesi yapması gerekiyor.

Şu an ki durumumuz geçtik yeni teknolojileri yakalamayı maalesef mevcut hızlar düşük yükleme hızları sürerse youtube vs gibi internete içerik yüklemek günleri bulur hale gelecek. Dünya neleri konuşurken biz youtuberlerin videoların yüklenme süresinden şikâyetlerini ya da insanların dosya indirip yüklerken çok büyük zaman ve emek harcadıklarını söylemelerini duyuyor olacağız.

Not: Yazı içinde geçen bazı terimler hakkında açıklama

AKK: Adil Kullanım Kotası
İnternet sağlayıcı şirketler AKK derken Bilgi Teknolojiler ve İletişim Kurumu (BTK) açıklamalarında AKN olarak tarif ediyor.
AKN: Adil Kullanım Noktası

OECD: Türkçe adı Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü olan uluslar arası kuruluştur.
Türkiye 1961 yılından beri kurucu ülke olarak üyesidir.
2016 yılı itibariyle 34 üye ülkesi bulunmaktadır.
Resmi sitesi: http://www.oecd.org/

4 Yorumlar

  1. Bu konu hep kafamı kurcalıyor. Hollanda’da arkadaşım evinde 300mbit download 300mbit upload hızına erişebiliyorken ben iş yerimdeki 12 çalışan arkadaşıma 20 mbit internet sunamıyorum. 2 tane adsl olmasına rağmen yetmiyor ve 4g 50gb kotalı internet almak zorunda kalıyorum. Bu çile ne zaman bitecek rekabet ne zaman gelecek merak ediyorum. Özelleştirme iyidir ama rakip olması gerekiyor. Tüm alt yapı bir şirkette olursa bunun neresi özelleştirme anlayamıyorum.

  2. Ben ttnet in upload hizi 2 üzeri görmedim. Turkcelle geciyim dedim bolgenizde fiber olduğu için gectirtmiyorlar dediler. Çok adisin TTNET

  3. Çok güzel bir yazı, keşke bu yazıyı yeni teknoloji bakanımıza ulaştırsanız belki el atarlar bu işe.

Yorum Yazın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir