İnternet özgürlüğünde geriledik

ABD merkezli düşünce kuruluşu Freedom House “İnternette özgürlük: 2017” adlı raporunu yayınladı.

Raporda 65 ülke değerlendirilmeye alındı. Listede 2017 yılı içinde internette özgürlüğün en çok gerilediği üç ülkeden birisinin Türkiye olduğu belirtildi.

Raporda erişimin kısıtlandığı veya yavaşlatıldığı ifade ediliyor. Yasaklamaların arttığı ayrıca siyasi olarak zor dönemlerde sosyal paylaşım sitelerine ya da sohbet uygulamalarına erişimin çok büyük oranda yavaşlatıldığı veya durdurulduğu belirtiliyor. Ek olarak VPN hizmetlerinin engellenmesinin arttığı ve kullanımın kısıtlandığı belirtiliyor.

Freedom House raporlarının dünyadaki önemi nedir?

Kâr amacı gütmeyen özgür düşünce kuruluşu olarak yayınladığı raporlar dünyanın birçok ülkesi tarafından dikkate alınır. Ayrıca kendi ülkesindeki yani ABD yönetimini eleştirdiği raporlarda yayınlamıştır.

Yayınladığı raporlar tarafsız ayrıca kurum tarafsız ve bağımsız diyebilir miyiz?

Maalesef dünyada tarafsız ya da bağımsız kurum ya da kuruluş saymak neredeyse mümkün değildir. Hatta her insan kişisel olarak mutlaka bir şeyin ya da bir şeylerin tarafıdır.

Kurumun özgürlük adına raporlar yayınlaması ya da özgürlük ortamı oluştuğunda ortaya çıkacak durumu kendi çıkarları adına kullanmak gibi gizli bir amacı bile olabilir. Tüm mesele raporunu açıklarken var ise gizli gündemine ulaşmak için kurum her yola başvuruyor mu? Yani raporun içeriğine istekleri doğrultusunda her türlü yalanı ekliyor mu? Yoksa raporunda bahsettiği olaylar gerçek mi?

Bu açıdan kurum tam olarak olmasa da büyük oranda güvenilirdir. Gizli bir gündemi veya amacı olsun olmasın raporda belirtilenler büyük oranda doğru olduğundan dünyada dikkate alınan bir kuruluştur.

Gizli gündemleri var demek yerine rapordaki olaylar gerçekten var mı ve oluyor mu ya da kendi bakış açılarından mı aktarıyorlar ona bakmak lazım.

Raporun ülkeler üzerindeki etkisi nedir?

Raporun bir ülkeye etkisi sıfırda olabilir veya çok büyük etkide yaratabilir. Etki açıklama yapılan ülkenin durumuna göre değişiyor.

Bu ülke durumunu örneklerle açıklayalım.

Çin bu listede ilk sırada ve uzun yıllardır da çok sert yasaklama ve engelleme yapıldığı için eleştiriliyor. Bunca yayınlanan rapor ve eleştirilere rağmen Çin uzun yıllardır hem büyümesini sürdürüyor hem de sürekli güçleniyor. Çin gibi bir ülkeyseniz bu tür kurumların raporları sizi bir gram etkilemez yolunuza devam edersiniz.

En çok etkilenecek ülke ise kendisine yabancı yatırım gelmesini isteyen ve ileri ya da yüksek teknoloji üreten şirketlerin yatırımını çekmek isteyen ülkeler olacaktır.

Kurumlar veya devletleri insanlar yönetirler. Bu sebeple kurumların ya da hükümetlerin aldıkları kararlar üzerindeki etkiler aynı insanın kişisel olarak aldığı kararların etkilenmesine benzer aşamalardan geçer.

Örneğin sizin tanımadığınız bir yerde ya da kişi ile iş yapmak istediğinizi veya bir şeyler satın almak istediğinizi varsayalım. İlk yapacağınız şey alacağınız bir şey hakkında bilgisi olan güvendiğiniz bir tanıdığınıza başvurursunuz. Ya da bir yerde iş yapacaksanız iş yapacağınız kişileri tanıyan bir tanıdığınızın o kişiler hakkındaki görüşlerine başvurursunuz. Güvendiğiniz kişi onay verir ya da kefil olursa o kişilerle iş yaparsınız.

Aynı durum ülkenize ileri teknoloji üreten şirketleri çağırdığınız da yaşanır. Sizin hakkınızda görüş almak için önce sizin anlattıklarınızı dinleseler de daha sonra kendi ülkesinin kuruluşlarının raporlarına bakarlar.

Herhangi bir ülkeye ya da şirkete borç verecek kişi ya da kurumların kredi ve derecelendirme kuruluşlarının açıkladığı notlara göre borç vermesi buna bir örnektir.

Aynı durum bizim içinde geçerlidir. Şirketlerimizin başka ülkelere yatırım yaparken ülkemizin kurumlarının görüşlerine bakar ve iki ülke arasındaki anlaşmaları incelerler. Ya da bir ülkeye seyahat ederken gideceğiniz ülkenin yönetiminin yaptığı açıklamalara mı güvenirsiniz yoksa Türkiye Dışişleri Bakanlığının seyahat uyarlarını mı dikkate alırsınız?

Biz ülke olarak bir karar vermeliyiz. İleri teknoloji şirketlerinin ülkemize yatırım için gelmesini istiyor muyuz istemiyor muyuz?

İstemiyorsak bu tür raporların aynı Çin örneğinde olduğu gibi bizim üstümüzde bir gram etkisi olmaz. İstiyorsak ileri teknoloji şirketlerin büyük kısmı ABD ve Avrupa ülkelerinde bulunuyor. Bu ülkeler de kendi kurumlarının görüşleri ile hareket ederler.

Çin yatırım çekmekte sorun yaşamadığı için bu tür raporları dikkate almayabiliyor. Fakat ülkemizin bu yatırımları çekmekte zorlandığını görüyoruz. Dünyada bizim gibi yatırım çekmek için uğraşan birçok ülke var. Yatırım çekmek istiyorsak bu tür kuruluşların raporlarındaki olaylara karşı daha dikkatli olmamız gerekiyor.

Notlar:

Freedom House on the Net 2017 raporunun tam metni:
https://freedomhouse.org/report/freedom-net/freedom-net-2017

Freedom House on the Net 2017 Türkiye ile ilgili bölümün tam metni:
https://freedomhouse.org/report/freedom-net/2017/turkey

Yorum Yazın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir