İPhone 8 ve İPhone X tanıtıldı

2017 Eylül ayında Apple firması yeni telefonları İPhone 8, İPhone 8 Plus ve İPhone X modellerini tanıttı.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye için fiyatları açıklandı. 8 olan 2 model 4 bin küsur civarlarında ve X olan modeli 6 bin civarlarında satılıyor.

Bu zamana kadar birçok yerde özellikleri ve fiyatları konusunda birçok haber çıktı. Ülkemizde tartışılan ve gündeme gelen hep bu özellikleri oldu ve biz hep bunları konuştuk.

Apple firmasının anavatanı olan ABD basınında ise birkaç farklı konu daha konuşuldu. Bunlar neredeyse bizim gündeme hiç gelmedi diyebiliriz.

Apple ve tanıtılan modeller hakkında bazı eleştiriler yapıldı.

Öncelikle çıkan modellerin bir önceki modelden donanım gücü olarak neredeyse bir farkı olmadığı konusunda eleştiriler yapıldı. Belki X modeli biraz iyi gibi görünse de genel olarak her yenilemede donanım gücünde ilerleme kısıtlı kaldığı eleştirisi gündeme geldi.

Özetle çok sık aralıklarla model yenileniyor. Donanım gücü çok az ilerliyor. Gelen yeniliklerin büyük çoğunluğu yazılım ilerlemesi ile sağlandığı belirtiliyor.

Buradan şu çıkarımı yapabiliriz. Aslında bu kadar sık yeni model çıkararak tüketicilerinizi sürekli telefon almaya teşvik edip onları zarara uğratıyorsunuz. Bu kadar yeniliği çok fazla telefon yenilemeden de yazılımla yapabilirsiniz. Bu kadar sık model güncellenmesi tüketiciler de artık yeni teknoloji alıyorum heyecanı değil kandırılıyorum hissi uyandırır.

Ayrıca bu kadar çok telefon yenilenmesi çevreye çok büyük zarar verdiği ve Apple firmasının çevreyi değil daha çok para kazandıracak sık telefon modeli çıkarıp tüketimi arttırması eleştirildi.

Özetle bizde konuşulmayan ABD basınında az da olsa bazı eleştiriler konuşuldu.

Bu eleştiriler ne ifade ediyor?

ABD ekonomisi ve devlet politikaları kapitalist ve liberaldir. Genel olarak şirketlere devlet müdahalesi çok azdır ya da hiç yoktur. Apple markasının anavatanında eleştirilerin dile getirilmesi bir değişim ihtiyacının işaretidir.

Anavatanında markaya yapılan eleştiriler aslında tüm markalara yapılmış sayılır. Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla durumu var diyebiliriz. Zira diğer markalarda bu akıma kapılmış görünüyor.

Örneğin en büyük üreticilerden Samsung markasında da durum aynı sürekli yenilemeler yapılıyor.

Özetle bu durumun tüketiciler üstünde artık teknolojik yenilik var şeklinde bir etki yaratmadığı ve çevreyi de aşırı olumsuz etkileyen bir noktaya ulaşmış olduğu belirtiliyor.

Bu durumun tüketiciler üstündeki etkisi nedir?

Burada gelişmiş ülkelerin tüketicileri ile gelişmekte ya da geri kalmış ülke tüketicilerini ayırmakta fayda var.

Gelişmekte ve geri kalmış ülkelerde gelir ya çok az ya da çok adaletsiz dağıldığından toplumun az bir kısmı satın alabiliyor. Bu durum fakir ülkelerde bu telefona sahip olmak bir statü bir zenginlik göstergesi sayılıyor. Bu sebeple bu ülkelerde markaların hataları asla görülmek istenmez. Sürekli ne olursa olsun ona sahip olmayı tercih ederler. Çok mükemmel ürün olduğunu kanıtlamak için fanatiklik derecesinde markaya sahip çıkılır.

Gelişmiş ülkelerde gelir adaletli şekilde dağıtıldığı ve ülkeler zengin olduğu için bu tür telefonları toplumun büyük kesimi satın alabiliyor. Bu ülkelerin tüketicileri için sıradan bir ürün olduğu için hatalarını görebiliyorlar. Kendi markaları da olsa hataları varsa satın almayarak markayı cezalandırabiliyorlar.

Gelişmiş ülkelerin tüketicileri yeniliklerin ve markaların ortaya çıkmasını sağladıkları gibi onların kendilerini düzeltmelerini de sağlayan yine kendileridir. Böylece sürekli ileri giderler.

Gelişmekte olan ülkelerde ise sürekli iyi veya kötü olsa da alım yenileme çok fazladır.

Ayrıca bu görüş geneli ifade etmektedir. Çok bilinçli olan tüketiciler her ülkede vardır. Aynı şekilde çok bilinçsiz tüketicilerde her ülkede vardır. Önemli olan ülke içindeki oranlarıdır. Bu yazıda en bilinçli tüketicilerin gelişmiş olan ülkelerde olduğu fikri belirtilmemektedir.

Gelecekte yaşanacak değişim nasıl olacak?

Bu tür eleştiriler bir değişim ihtiyacının işaretidir demiştik.

Masaüstü bilgisayar işlemcilerini örnek verelim. AMD firmasının FX işlemci ailesi ile şu an yeni olan Ryzen işlemci ailesi arasındaki duruma bakalım.

İki işlemci ailesinin üretimi arasında en azından 3-4 yıl var. Üstelikte hem işlemci gücü hem de yeni teknolojiler dâhil tüm alanlarda gelişim farkı en az %50 civarı ya da daha fazlası oluyor. Yani işlemciye 500 dolar ya da 1000 dolar veriyorsanız çok rahat 4-5 yıl kullanabiliyorsunuz. Verdiğiniz parayı sonuna kadar hak ediyor. Ufak yenilemelerle sık işlemci çıkarıp size 1-2 yıl içinde sürekli işlemci satmaya çalışmıyorlar.

Tabi ki ara modeller veya bazı gelişimler oluyor. Sırf işlemci değil anakart, ekran kartı vs tüm alanlarda durum budur. Bir sistem toplarsınız ve o sistem 3-5 yıl arasında kullanmanıza imkân verir. Geri kalan gelişimler yazılımla gelenlerdir.

Telefon markaları da artık bu yola girmek zorunda kalabilirler.

Her sene 1000 dolarlık telefon alıp eskidi deyip atmak yerine 3-4 yılda bir çıkan modeller karşımıza çıkabilir. Uzun süre kullanılacağı için çok dayanıklı ve en ufak düşmede ekranı çatlayıp kırılmayan çok hassas dayanıksız olmayan ürünler karşımıza çıkabilir.

Aslında bir nevi Nokia 5110 ya da 3310 gibi aşırı dayanıklı ürün devrine dönülecek. Eskiye dönüş olacak gibi duruyor.

3-4 yıl boyunca sürekli yazılım ile geliştirme devam edecek. Tabi ki bu fiyatlara da yansıyacaktır. Telefon şu an ki fiyatlardan biraz daha yüksek olacak ama uzun süreli kullanıldığı için yılbaşına düşen maliyet daha düşük olacaktır.

Bu değişime neden gerek var ve sebepleri nelerdir?

En önemli sebep aslında gelişmiş ülkeleri gelişmiş yapan şeydir. Bir yeniliği kendileri bile bulsa önce kullanırlar. Sonra kullanım sonucu ortaya çıkan zarar ve kâr durumuna bakarlar. Zararları daha fazla ise bu soruna çare bulmak için yeni yöntemler ararlar.

Bu ürünü bizim insanımız olan Steve Jobs ve bizim şirketimiz olan Apple buldu sonuna kadar sıkı sıkıya tutunalım el üstünde tutalım demezler. Başımıza iş almayalım hazır ürün var sürekli sat, düzenimizi ve rahatımızı bozmayalım demezler. Sürekli çalışıp zararı nasıl azaltırız derler ve sürekli yenilikler onlardan çıkar.

Bu tür üretimde en önemli zarar çevreye olan zarardır. Küresel ısınma artık ciddi boyutlara ulaştı. Birçok sektörde çok önemli kararlar alınmaya başlandı. Elektrikli otomobil örneğinde olduğu gibi küresel ısınma artık insanlığı değişime zorluyor.

Ayrıca telefon tablet vb ürünlerdeki kullanılan birçok madenin çok nadir bulunması da başka bir sorundur. Madencilik çalışmaları çevreye ve doğaya oldukça zarar veriyor. Artı birçok nadir bulunan madenin 30-40 yıl içinde bitmesi gibi bir durumla karşılaşacağız. Bu yüzden kullan at ürünleri tüketmek istesek bile yine doğa bize yeter diyecek. Bu yüzden uzay madenciliğine olan ilgi artmıştır. Dünya kaynakları tükeniyor.

İkinci sebep gelişmiş ülkelerdeki bilinçli tüketici sayısının fazla olmasıdır. Diğer ülkelerin tüketicilerinin aksine çevre gibi yan sorunlara da önem veriyorlar. Artı bilinçli kullanım var ürünü kullanım ömrünün sonuna kadar kullanmak isterler. Çoğu tüketici en yenisi çıkmış hadi hemen alalım demezler. Sürekli alabildikleri için doymuş durumdalar.

Üçüncü sebep ise gelişmiş ülkelerde devletlerin tüketicileri ve çevreyi korumaya özen göstermeleridir. Özellikle en başta Avrupa Birliği ülkeleri çok sert tedbirler alırlar. Birçok üründe değişim sebeplerinden birisidir. Örneğin LCD teknolojisinden sonra çıkan Plazma panel teknolojisi çok daha iyidir. Fakat LCD teknolojisine göre 4-5 kat fazla enerji harcadığından Avrupa Birliği bazı yasaklamalar getirmesi yüzünden kullanım alanı bulamamıştır. Panel teknolojisi önce LCD LED günümüzde ise LED teknolojisine dönmeye başlamıştır.

Avrupa Birliği tarafından markalara baskı uygulanırsa büyük değişimler yaşanabilir. Belki de ABD basınında çıkan bu eleştiriler Avrupa tarafından alınan duyumların işaretidir.

Değişim telefon teknolojisinde nasıl olabilir?

Yazının daha önceki bölümünde bahsedildiği gibi eskiye dönüş şeklinde olabilir. Daha dayanıklı ve daha uzun ömürlü, bataryası gömülü olmayan değişimi çok kolay olan tamiri daha kolay ürünler olabilir.

Bazı farklı fikirler de mevcut. Bunlardan birisi de modüler telefondur. Parçalarının kullanıcının isteğine göre değiştirilen takılıp çıkarılabilen telefon fikridir. Google Project Ara ile bu alanda çalışma yapmıştır. Ayrıca Facebook da bu türde bir çalışma yaptığı haberi gündeme gelmişti. LG firmasının yarı modüler olan bir telefon çalışması yaptığı haberlere konu olmuştu.

Ayrıca başka bir fikir telefonun donanımının masaüstü bilgisayarlar gibi toplanabilmesi imkânı olan ürünler şeklinde olmasıdır. Kullanıcının istediği işlemci vb özelliği seçebilmesi fikri de ortaya atılmıştır. Ya da telefonun anakartının üstündeki tüm parçalarla birlikte batarya gibi değiştirilebilir olması fikride ortaya atılmıştır. Dizüstü bilgisayarlarda bu durum kısmen başarılmıştı. Fakat telefon kasalarının çok küçük olması ve montajın masaüstü ve dizüstü bilgisayara göre zor olması sebebiyle tüketicilerin çoğunun bunu yapamayabileceği ya da yapmak istemeyeceği öne sürülüyor.

İllâ ki bu yöntemlerden birisi olacak diyemeyiz. Belki sadece birisi olacak belki de bu yöntemlerden ikisinin karışımı olacak. Ya da bambaşka bir teknoloji ya da fikir gelecekte karşımıza çıkacak.

Gelecek bize ne gösterecek kesin olarak bilemeyiz. Fakat kesin olan bir şey var. O da her yıl bir telefon ya da tablet al kullan at buna doğa artık izin vermiyor. Küresel ısınma artık sınır noktalarına ulaşmak üzere geri dönülemeyecek noktaya çok az kaldı.

Başka bir kesin olan şeyde bu duruma çare bulan firmaların veya ülkelerin zenginse zengin kalmaya devam edeceğidir. Gelişmekte olan ülkelerin birisinden bu tür çareler çıkarsa dünyada yeni bir gelişmiş ülke olacak demektir.

Bu tür çözüm bulan bir markanın ise şu anki markaları bitirebilme ihtimali de var. Ericsson firmasının Nokia karşısında yok olması ve daha sonra akıllı telefona direnen Nokia firmasının iflas etmesi buna bir örnektir. Değişime direnen firmalar yok olmaya mahkûmdurlar.

Belki de gelecekte bu açığı gören yeni kuruluş geleceğin bu alanda devi olacak. Ya hiçbir şey değişmeyecek ya da çok az şey değişecek yaşayıp göreceğiz.

Yorum Yazın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir